Bu yazı yapay zekâ desteğiyle derlendi; kaynakları ve görsel lisansı otomatik denetimden geçti. Yayın ilkelerimiz
İstanbullu mücevher tasarımcısı Sevan Bıçakçı, kariyerinin farklı dönemlerinden seçtiği parçaları İkinci Bakış adlı sergide izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, Karaköy’deki Galataport İstanbul’da, tarihî Paket Postanesi binasında yer alan Sevan Bıçakçı butiğinde kuruldu. 21 Ekim 2026’da kapılarını açan sergi 22 Kasım 2026’ya kadar sürüyor ve 12.00 ile 20.00 saatleri arasında gezilebiliyor. ELLE Türkiye, Indigo Dergisi ve Marie Claire Türkiye’nin aktardığına göre etkinlik, Galataport İstanbul’un beşinci yılı için hazırlanan programın bir parçası.
Sergi, bir koleksiyon lansmanından çok geriye dönük bir okuma olarak kurgulanmış. Tasarımcının ilk dönem işlerinden son yıllarda ürettiği parçalara uzanan seçki, uluslararası ödül almış eserlerle yalnızca bir kez üretilmiş özel parçaları aynı mekânda gösteriyor. Böylece ziyaretçi, tek tek mücevherlerin yanı sıra bir tasarım dilinin yıllar içinde nasıl değiştiğini de izleyebiliyor.
Kapalıçarşı’dan Galataport’a uzanan bir zanaat
Sevan Bıçakçı’nın çıkış noktası Kapalıçarşı’nın el işçiliği geleneği. Marie Claire Türkiye’deki söyleşide anlatıldığına göre tasarımcı Samatya’da, tarihî surların içinde büyüdü ve 12 yaşında Kapalıçarşı çevresinde çıraklığa başladı. ELLE Türkiye ve Indigo Dergisi de onun işlerini, çarşının zanaat birikimini merkeze alan ve unutulmaya yüz tutmuş yöntemleri yeniden kullanan bir anlayışın ürünü olarak tanımlıyor.
Bu anlayışın en bilinen göstergesi, tasarımcının patentini aldığı ters mikro oyma tekniği. Uluslararası literatürde reverse intaglio olarak da anılan yöntemde değerli taş yalnızca arka yüzünden oyuluyor; ön yüzden bakıldığında ise taşın içinde üç boyutlu bir sahne beliriyor. Sergideki parçalarda bu tekniğin yanında mikro mozaik ve minyatür resim uygulamaları da yer alıyor. Mikro mozaikte olabilecek en küçük seramik parçacıklarıyla çalışıldığı belirtiliyor.
İstanbul, mitoloji ve doğa
Kaynakların ortak vurgusu, Bıçakçı’nın ilham haritasının merkezinde İstanbul’un durması. Sultanahmet’in kubbeleri, Samatya ve Adalar, yüzük ve kol düğmelerinde küçük kentsel sahnelere dönüşüyor. Sergide yer alan Samatya Balıkçısı yüzüğü, tasarımcının büyüdüğü semte doğrudan bir gönderme olarak öne çıkıyor. İstanbul’un yanı sıra doğa, aşk, mitoloji ve farklı uygarlıklar da koleksiyonların beslendiği temalar arasında sayılıyor.
Tasarımcının anlatımıyla sergi
Marie Claire Türkiye’nin 30 Ekim 2026’da yayımladığı röportajda Bıçakçı, böyle bir sergi fikrinin uzun zamandır aklında olduğunu ve atölyesinin deneysel çalışmalara açık bir alan olmasını istediğini anlattı. Tasarımcı, yaklaşık 25 yıllık üretim sürecinde çeşitli nedenlerle satışa çıkarmaya ya da fiyat biçmeye gönlünün razı olmadığı pek çok parçanın biriktiğini ve bunların sergide yer aldığını söyledi.
Aynı röportajda aktarılan ayrıntılara göre sergideki parçaların önemli bir kısmının üretimi, atölyedeki ortalama sürelerin çok üstüne çıkmış. Mikro mozaik süslemeli bir parçanın yaklaşık 18 ayda tamamlandığı belirtiliyor. Seçkide Osmanlı saat ustalarına saygı amacıyla tasarlanmış kol saatleri ve olağandışı boyutta bir bilezik de bulunuyor. Bıçakçı, ters oyma tekniğinin zahmetli bir süreç olduğunu, çalışma sırasında değerli taşların delinip kırılabildiğini ya da istenen sonucu vermeyebildiğini, deneme ile yanılmanın bu işin ayrılmaz parçası olduğunu dile getirdi.
Tasarımcı röportajda mücevherin bir hikâye taşıması ve onu takan kişinin karakterini yansıtması gerektiğini savundu. İstanbul’la bağının işlerine yansıdığını, ancak bu eserleri geçmişin bir devamı olarak değil, bugüne ait hayaller olarak gördüğünü de ekledi. Serginin adı da bu düşünceyle ilişkili: Bıçakçı, ziyaretçilerin parçalara bir kez değil, birden fazla kez bakmasını umduğunu belirtti.
Türkiye’den bakınca
İkinci Bakış, tasarımları farklı ülkelerdeki koleksiyonerlere ulaşmış, zanaat odaklı bir Türk tasarımcının işlerini tek bir yerde görme fırsatı sunuyor. Mücevher çoğu zaman vitrin arkasında, tek tek ve satış odaklı izlenen bir alan. Bu sergi ise parçaları yıllara yayılan bir üretim hikâyesinin içinde göstererek el işçiliğinin, sabrın ve teknik denemenin modadaki yerini görünür kılıyor.
Sergi aynı zamanda Kapalıçarşı’nın yüzyıllık zanaat birikiminin bugünün tasarım diliyle nasıl buluşabileceğine dair somut bir örnek. Kentin semtlerini, yapılarını ve hikâyelerini küçük ölçekli eserlere taşıyan bu yaklaşım, İstanbul’un yalnızca bir ilham kaynağı değil, aynı zamanda bir üretim ve ustalık merkezi olduğunu hatırlatıyor. Moda ve tasarım takvimini takip edenler için sergi 22 Kasım’a kadar Galataport İstanbul’da açık. Sezonun diğer önemli tarihleri için moda haftası takvimi rehberimize göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
- ELLE Türkiye: İkinci Bakış sergisi, teknikler ve ilham kaynakları (1 Kasım 2026)
- Indigo Dergisi: Serginin tarihleri, mekânı ve içeriği (27 Ekim 2026)
- Marie Claire Türkiye: Sevan Bıçakçı röportajı, Mücevhere sığan zaman (30 Ekim 2026)
Görsel: Galataport İstanbul meydanı, Tophane Saat Kulesi ve Nusretiye Camii (temsilî görsel) — Antoloji, Wikimedia Commons, CC0

