Niyazi Erdoğan – Haftanın Konuğu – Moda Tasarımcı #röportaj

- Advertisement -

Niyazi Erdoğan – Haftanın Konuğu – Moda Tasarımcı

- Advertisement -

Merhaba Fresh Models Magazin’ le Haftanın Konuğu programına hoşgeldiniz. Bugün sizler için Niyazi Erdoğan ile çok güzel bir röportaj hazırladık.

Niyazi Bey gerçekten çok teşekkür ederiz. Bize değerli vaktinizi ayırdınız, showroomunuzu gezdirdiniz.

-Hoşgeldiniz 🙂

-Hoşbulduk 🙂

Şimdi hemen röportaja hızlı hızlı sorularımıza geçeceğim. Sizleri bizler tanıyoruz ayrıca izleyici ve okuyucularla da tanıştırmak istiyoruz. Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

– Tarsus’ luyum. İstanbul’ a öğrenciliğim için geldim.İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ nde mimarlık okudum. Daha sonra 4 yıl profesyonel olarak mimarlık yaptım. Sonrada 2003 senesinde şimdiki adı KOZA olan Genç Moda Tasarımları Yarışması’ nda finale kaldım. Gönlümde yatan aslan her zaman moda tasarımıydı, o yüzden geçmek istiyodum bu sektörım ofisini, 2009 yılında da Niyazi Erdoğan imza markasıyla erkek koleksiyonları hazırlamaya başladım O gün bugündür 10 yıldır kendim için çalışmalarım var

Mimarlık fakültesinde re geçmeyi, daha sonra da moda endüstrisine geçtim iş teklifleri aldım.

2006 yılında ilk tasasonra 4 yıl mimarlık yaptıktan sonra, o geçişteki süreç nasıl ilerledi? Aileniz ya da arkadaşlarınızın tepkileri nasıldı? Herkes sevdiği işi yapsın istiyoruz aslında bu yüzden bu karar aşamanızı merak ediyoruz.

 

-Yani aslında çok farklı değil yani mimarlık eğitimi aldığınızda da tasarım eğitimi alıyorsunuz. Ben ortaokul yıllarında hep böyle söylerdim, giyim kuşama çocukluktan beri merakım vardı. Hatta unutmam hiç ilkokula giderken bir bayram günü işte bayramlıkları alınırdı biliyorsunuz , çocukken giyerdiniz. Annemi  mağaza mağaza gezdirdiğini bilirim “bir tane yeşil tişört için” aklında bir yeşil var çünkü ve o yeşili bulamıyoruz. En sonunda aradık bulduk tabi, yani hep böyle giyim kuşamla ilgili çocukluktan beri merakım vardı. Güneş gözlüklerine meraklıydım mesela, yani böyle bir stil kaygısı vesaire hep vardı.  Ortaokuldayken hep söylerdim ben stilist olacağım diye ama daha bilmiyorsunuz çok fazla hatta o dönemler de tabi tam olarak. O dönemlerde çok meşhur bir dizisi vardı “Güzel ve Çirkin” arkası yarın olarak yayınlanırdı oarda moda dünyasında aralarındaki çekişmeleri anlatılırdı.  Daha sonraları işte lise yıllarında çok şanslıyım bir matematik öğretmenim vardı O bana şöyle demişti “çok aklın çalışıyor, kafan çalışıyor senin işte matematikte iyisin ama sanat yönünde kuvvetli neden Mimarlık okumuyorsun?” diye ondan sonra mimarlık eğitimini araştırmaya başladım, nasıl bir meslek diye. Okul olarak 4., meslek olarakta ilk tercihimdi. İyiki de mimarlık okumuşum, çok keyifli bir eğitim süreciydi,  çok güzel arkadaşlıklar edindim, özellikle altyapısı çok önemli benim için .

Tabii profesyonel olarak 4 yıl çalıştıktan sonra hani kendi ekonomik gücü elde ettikten sonra senin de sorduğu gibi “hani ailen ne dedi” kısmına çok fazla şey bırakmadan, çünkü kendi hayatını kurmuştum kendi paramı kazanıyorum artık kendi deneyimlerini kazanmak için kararlarımı daha kolay alıyordum. Aynı zamanda  yarışmaya hazırlanıyor aynı zamanda ve yurtdışında nasıl okurum onu araştırıyordum, Paris’e gittim. Amacım dördün döndüğümde bursluluk 4 sene yeniden Lisans okumaktı ama yarışma ile aynı döneme denk geldi. Bir mesleği yapmak için mutlaka onun okulundaa okumak gerekiyor öyle düşünüyordum, 4 sene tekrar lisans okuyacaktıım ama yarışmadan sonra her şey çok hızlı gelişti, iş teklifleri geldi bir anda kendimi tekstil ve moda endüstrisinin içerisinde buldum. Bir anda alaylı sayılırım yani, hem okulda tasarımlı eğitimi aldım ama bugün öğrendim çok şeyide sektörde öğrendim.

Aynı zamanda Türkiye’nin ilk inkübasyon kuluçka merkezlerinden bir tanesinin desteklediği tasarımcılardan biriyim. Otada markalaşmak üzerine çok güzel eğitimler aldık. Hala da bugün kendimi geliştirmek için uğraşıyorum o süreç hiç bitmiyor. Genç arkadaşlara da önerim,  evet okudukları üiversitede bir yol onlar için, üniversite mutlaka okumaları gerekiyor ama kendilerini okudukları bölüme de sıkıştırmasınlar. Her zaman bunu söylüyorum. Başka şeylerde yapabilirler, başka ufuklara da yelken açabilirler.

Gönüllerindeki aslanı dinlesinler!

Çok güzel mesajlar verdiniz gerçekten, çok faydalı olacağını düşünüyorum, çok fazla kişiye ilham olacağınızı düşnüyorum. Eğitmenlikte yapıyorsunuz bu arada değil mi?

-Evet hem üniversitelerde hem lisede ders veriyorum. Bayrampaşa kız meslek lisesi var, Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Giyim Üretim Teknolojileri Bölümü’ nde olarak gönüllü olarak ders veriyorum. Bayrampaşa İş Adamları Derneği sayesinde onlarla tanıştık. Bu sene 4 senemiz, 2 kez de onların defilelerini yaptık. Yıl sonu defileleri İstanbul İhracatçılar Birliği sponsorluğunda,  aynı zamanda Bayrampaşa İş Adamları Derneği’ nin sponsorluğunda gerçekleşti.  Şöyle düşünüyorum olanı elinde olan insanları eğitme ya da onlara bir ufuk açmak değil de bazı şeyler ile zor bulaşan insanlara vizyon kazandırmak benim için daha kıymetli, çok çok yetenekli arkadaşlar var, mesela ilk seneden hala bugün bırakmayan devam eden, üniversiteye hazırlanan, üniversiteyi kazanan-giden arkadaşlar var.  Onları görünce mutluluk veriyor bana. Çünkü bilgiyi üretici olmak yetmiyor,  onu paylaşıyor olmak lazım kesinlikle.  Belki ileride de o gençlerden biri ile beraber çalışıyor olacağız.

Diğer sorumuza geçelim global moda trendleri ile kültürümüzün özelliklerini çok güzel harmanlıyorsunuz. Daha önce çalışmış olduğunuz markalardan biraz örnek verebilir misiniz bize?

-Niyazi Erdoğan markası bir çok işbirlikleri de yaptı. İnci ayakkabı  ile 4 sezon 2 yıl erkek ayakkabılarında bir proje yaptık. Aslında bugün bildiğiniz bir çok global marka içinde koleksiyon hazırlıyorum. Endüstride birçok firmaya, ihracat firmasına danışmanlık veriyorum. Esprit, Zara, Inditex grubunun birçok markaları yani baktığınız zaman benim işimin iki ayağı var. Evet kendim erkek koleksiyonları hazırlıyorum ama aynı zamanda da Türkiye’deki ihracat firmalarına ve aynı zaman da danışmanlık veriyorum, onların ekiplerinin kuruyorum, genç arkadaşlarla beraber orada ekip oluşturuyoruz.  Daha sonra toplantılarına katılıyorum, nasıl yönlendireceklerini anlatıyorum, aslında okulda yaptığım eğitim kısmını firmalarda da yapıyorum bir bakıma diyebiliriz.  Genç arkadaşlarla beraber koleksiyona yön veriyoruz;  markaların nasıl koleksiyon hazırlarız? gibi sorularına cevap buluyoruz. Sizin gördüğünüz Niyazi Erdoğan markası dışında marka işbirlikleri ile sektörde de çok yoğun bir iş hayatım var. Bugün hali hazırda  dört firmaya danışmanlık veriyorum. Bunlar görünmeyen tarafları.

Peki  2018 yılında kadın koleksiyonunuz vardı? Anne babanızdan ilham almışsınız. Bize kısaca bahsebilir misiniz?

Tasarım felsefem yerel değerlerden ilham alıp global vizyonda işler çıkarmak amacım aslında. Amacım bize ait bir şeyleri global vizyonda tanıtmak, değer yaratmak. İlk başladığım günden  bu yana bizden değerlerle işler yaptım.

Kadın koleksiyonumuzda da bizden değerlerden ilham alıp global bir iş çıkarmaya çalıştık.

Keyifli sohbetin devamı için videoyu seyredebilirsiniz.

 

Kişisel Hesabı: https://www.instagram.com/niyazierdogan/

Marka Hesabı: get.mysz.io/redirect.html

- Advertisement -

Other Articles

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı AMNESIA "Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık" ilkesiyle yeni koleksiyonunu duyuruyor. Bu imzanın etkilerini, farklı...

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı AMNESIA "Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık" ilkesiyle yeni koleksiyonunu duyuruyor. Bu imzanın etkilerini, farklı...

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı

 AMNESIA İle Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık Farkı AMNESIA "Her Zaman ve Her Yerde Sonsuz Şıklık" ilkesiyle yeni koleksiyonunu duyuruyor. Bu imzanın etkilerini, farklı...